DAVID FINCHER’DAN 10 YÖNETMENLİK TAVSİYESİ
En son filmi Netflix’le beraber çalıştığı Mank filmiyle beğeni toplayan Fincher, sinema tarihinde daha önce de önemli filmlere imza attı. Se7en, Fight Club, Gone Girl, Zodiac, The Curious of Benjamin Button ve The Social Network gibi şimdiden kült diyebileceğimiz filmleri var. Son yıllarda televizyon dünyası içinde ürettiği dizilerle başarısını devam ettiriyor. Yine Netflix ile ortak çalıştığı Mindhunter çok kaliteli, katillerin psikolojilerine odaklanan bir diziydi. Geçtiğimiz aylarda Netflix ile bir anlaşma imzaladıklarını ve ortak daha birçok yapımın geleceğini duyurmuşlardı. Günümüzün en kaliteli ve başarılı yönetmenlerinden olan David Fincher’ın farklı röportajlarından, OutstandingScreenplays tarafından derlenen 10 yönetmenlik tavsiyesi:
HERKES AYNI ANDA
EN İYİSİNİ YAPMALI
Fincher, oyuncudan kameramanlara setteki her görevlinin her
an elinden gelenin en iyisini yapması gerektiğini söylüyor. Bazen aylar süren
çekimler sonucunda, yönetmen olarak sizin, yorulan ve tükenen ekip üyelerinin
kendi işlerine odaklandığından emin olmanız gerekiyor. Yönetmen olarak her
şeyin kontrolünüzde olması gerekir.
“Film yönetmek üç boyutlu bir satranç gibidir. Herkes
aynı anda zirve ulaşmak zorundadır.”
SENARYOYU
GÖRSELLEŞECEK ŞEKİLDE YAZIN
Kendisinin bir film üzerinde çalıştığının 2 yıl aldığını
belirtiyor. Senaryoyu oluştururken de, oyuncular okurken zihninde sahneleri
canlandıracak kadar gerekli detaylarla yazılması gerektiğini belirtiyor.
“Senaryonuzu olabildiğince görsel bir şekilde yazmaya çalışın. Böylece imgeler okuyucunun zihninde uzun bir süre kalacaktır.”
OYUNCULUK TEK
ÖNEMLİ ŞEY DEĞİL
Fincher, setlerde çekimlerin yalnızca oyuncuya bağlı
olmadığını söylüyor, yalnızca oyunculuğun öne çıkması önemli değil. Aynı
zamanda ışık, ses, mekan gibi birçok detayın birleşmesiyle iyi sahneler ortaya
çıktığını söylüyor. Bu farklı boyutlar uyumlu bir şekilde bir araya geldiği
zaman, kendisini tatmin eden bir iş çıktığını söylüyor.
“İhtiyacınız kadar çok tekrar alın. Odak noktası yalnızca
aktör değil, çok fazla insanla bale yapmak gibi bir şeydir.”
YÖNETMENLİK,
SADECE YÜKSEK BÜTÇELİ EKİPMANLARLA OLAN BİR ŞEY DEĞİL
Bir filmin olması için pahalı ekipmanlara ve kameralara
gerek olmadığını, bir Ipad’le bile film çekebileceğinizi söylüyor. Düşük
bütçenin film çekememek için bir bahane olmadığını söylüyor.
“Yönetmenlik ekipman değil zevk meselesidir. Bütün bir
filmi iPad’iniz ile yazabilir, çekebilir ve kurgulayabilirsiniz.”
FİLMİN TÜM PLANINI
HAZIR EDİP, KİTABIN HAKALARINI SATIN ALMAYA GİDİN
Eğer bir kitabın uyarlamasını çekmek istiyorsanız, önce
kitap haklarını satın almaya gidip daha sonra film hazırlıklarına başlamayın.
Yönetmen Fight Club’ın film haklarını satın almadan önce film planını hazır
etmiş. Oyuncuları, senaryoyu ve film programını hazırladıktan sonra haklarını
almaya gitmiş.
“Eğer gerçekten belirli bir kitabın haklarını almak istiyorsanız, o zaman aktörler, storyboard, bütçe, program ve senaryo ile bütün bir plan öne sürün.”
ÖNEMLİ OLAN FİLMİN
NE HİSSETTİRDİĞİ
Fincher’a göre film yapmanın amacı seyircilere bir şey
hissettirmek. Bununla demek istediği filmdeki sahnelerin planı, dekoru,
kostümü, sanat tasarımı gibi senaryoya etki eden detayların aslında amacının
his yaratmak olduğunu söylüyor. Filme gerçekçilik katmada ve seyirciye hissin aktarılmasında
ortamın önemi büyük. Filmde önemli olanın filmin ne anlatmak istediği, filmin
fikridir.
“Sanat tasarımcısından bestecisine kadar tüm ekip önemli
bir şey üzerine çalışıyorsunuz. O da yabancılara bir şeyler hissettirmektir.”
ÖZGÜVEN VE NE İSTEDİĞİNİZİ
BİLMENİZ LAZIM
Fincher, sette korkutucu olanın 90-100 kişinin sizin
yüzünüze bakıp şimdi neler olacağını bilmek istemesi olduğunu söylüyor. Her
zaman özgüvenli olmalısınız ve ekibe, ne istediğinizi, ne yapılması gerektiğini
net bir biçimde ifade edebilmeniz lazım. Böylelikle ekip de size güvenecektir.
Ancak kendinizi net bir şekilde ifade edebilecek seviyeye gelmeniz için uzun
yıllar alan tecrübe gerektiğini söylüyor.
“İster gerçek iste sahte olsun, setteyken projenize güvenmelisiniz.”
KURALLARIN,
KALIPLARIN DIŞINDA ÇIKABİLİRSİNİZ
Her zaman aynı kuralları ve kalıpların içinde kalmak zorunda
değiliz. Bazen hikayenin gerektirdiği gibi farklı, yaratıcı, yenilikçi yollar
bulunabilir.
“Hikâye anlatıcılığının eski kurallarının 21. yüzyıla
uyması gerekmiyor. Bu yüzden hikâyelerinizi anlatmak için farklı ve ön
görülemez yollar bulun.”
HER ŞEY MÜKEMMEL
GİTMEYEBİLİR
Fincher, yanlış gidebilecek şeyleri hesaba kattığını dile
getiriyor. Oyuncularla, görüntü yönetmeniyle toplu bir şekilde her şeyi
net bir biçimde yapmaya çalıştığını ifade ediyor. Planın hazırlanıp
uygulanmasına rağmen bazen bazı sıkıntılar yaşanabilir ama bunlara çok takılıp,
durumu sıkıcı hale getirmemek gerektiğini söylüyor.
“Sette beklenildiği gibi gitmeyecek şeylere hazırlık
olun. Ancak aynı zamanda yaratıcılığa alan tanıyın. Böylece sıkıcı bir uygulama
olmaz.”
ŞANS ÖNEMLİ BİR
FAKTÖR
Fincher, başarılı bir filmde şans faktörüne dikkat çekiyor.
Filmden net bir anlam çıkarma yolunda farklı etkenlerin bir araya gelmesiyle
bunun oluştuğunu belirtiyor.
“Elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın. Ancak bir
filmin işe yaradığı durumlarda birçok faktörün sıklıkla şans eseri sonucu bir
araya geldiğini unutmayın.”
KAYNAK: Filmloverss, OutstandingScreenplays










Yorumlar
Yorum Gönder