MALCOLM & MARIE İNCELEMESİ

 

 SAM LEVINSON (2021)

 

IMDb: 6,8

 

SÜRE: 1 Sa 46 Dk

 

TÜR: Dram, Romantik

 

OYUNCULAR: John David Washington – Malcolm, Zendaya - Marie



Malcolm & Marie’nin yapıma hazırlanma süreci biraz değişik. Filmin yıldızı Zendaya ve filmin hem senaristi hem yapımcısı hem de yönetmeni olan Sam Levinson birlikte çalıştıkları Europhia’da tanışıyorlar. Karantinanın ilk başlarında sıkılan ikili ne yapsak diye düşünürken can sıkıntılarını gidermek için böyle bir işe kalkışıyorlar. Senaryoyu beraber yazıyorlar, Zendaya’nın filmdeki partnerine karar veriliyor ve daha sonra film hazırlıkları başlıyor. Karantinanın başlarında her şey gibi film çekmek de yasak olduğu için 20 kişilik bir ekiple gizlice çekiyorlar filmi. 20 kişi 2 hafta boyunca filmdeki mekanda kalıyor, dışarıyla temasları olmuyor. Bu şekilde sessiz sedasız çekimler tamamlanıyor.


Tek mekan, tek gece ve iki karakter üzerine olan film değişik bir aşk hikayesi. Gerçi buna aşk hikayesi denir mi emin olmamakla birlikte, hem birbirlerinden nefret eden hem de birbirlerinden kopamayacak kadar tutkuyla aşık olan çiftin hikayesi diyebilirim. Malcolm’ın ilk film gösteriminden eve dönen çift, başarılı ve beğeni toplayan filmine aldığı övgülerle egosu okşanmış Malcolm’ın Marie’nin mutsuzluğundan dahi haberi olmuyor. Tek plan çekimiyle başlayan güzel bir günün gecesi anında gürültülü ve kavga dolu bitmek bilmeyen bir geceye dönüşüyor. Malcolm için en güzel gecesi de en kötü gecesine dönüşüyor. Ufak gibi görünen ya da Malcolm’ın öyle gördüğü bir konudan çıkan problem gittikçe ilişkinin derinliklerine iniyor. Daha önceden üstü örtülmüş sıkıntılar açığa çıkmaya başlıyor. Full diyaloglarla ilerleyen filmin kavga esnasında diyalogları her ne kadar kuvvetli olsa da aşırı kaçan noktalar da yok değil. Kavgada taraf tutmak isterken bir Malcolm’a hak veriyoruz bir Marie’ye hak veriyoruz. Karakterler ne kadar git gelliyse, biz seyirciler de karakterlerle birlikte git geller yaşıyoruz. Bu git gellerin çok ani ve sık sık yaşanması filmin gerçekçi olmak istemesine eksi bir yön katıyor. Film boyunca çok acımasız, karşıdakinin bilinçli olarak kalbini kırmaya yönelik diyaloglar görüyoruz. Birbirlerine son derece açık sözlü ve laflarını esirgemeyen çiftin nasıl oluyor da bu laflar edildikten sonra birden barışabildiklerine anlam veremiyoruz.

Filmin siyah beyaz olması iyi bir tercih olmuş diye düşünüyorum, karakterleri yansıtan bir tercih. Karakterler de ya siyah olup içlerindeki tüm kini, nefreti kusuyorlar ya da bir anda beyaza dönüp çok iyi anlaşıyorlar. Yani filmin renk tercihinde olduğu gibi karakterler de ikilikler yaşıyor. Ayrıca bu karakterler birbirlerine çok zıt iki karakter. Birisi üniversite mezunu, aileden zengin bir film yapımcısıyken diğeri uyuşturucu bağımlılığından kurtulmuş dengesiz, psikolojisi bozuk biri. Birisi çok heyecanlı diğeri çok sakin. Marie ne kadar anlayışlıysa Malcolm bir o kadar acımasız ve kalp kırıcı. Her ne kadar Malcolm & Marie’yi iki kişi üzerinden eşit izlesek de aslında Marie, Malcolm’un arkasında kalan, ilişkilerinde Malcolm’ın gölgesinde yaşayan birisi. Zaten Marie’nin sorunu da bu. Dikkate alınmamak, değer görmemek, yaptığı şeylere rağmen bir teşekkür bile alamamak.

Tek mekanda diyaloglar üzerinden ilerleyen filmler benim her zaman ilgimi çekiyor. Bunun da etkisiyle diyalog takip etmek üstüne üstlük bu kadar kaotik diyalogları takip etmek benim için eğlenceliydi. Kavga izleyerek bir taraf tutmaya çalıştım istem dışı. Git geller yaşadım, bir ona hak verdim bir buna hak verdim. Diyalogların zaman zaman rotasından saptığı, farklı yönlere gittiği olmuş. Filmin amacından dışarı çıkan diyaloglar, sırf filme bir başka boyut katmak için eklenen uzatma cümleleri gibi. Filmin amacı çiftin sorunlarını çözmek mi yoksa bir film yönetmeninin eleştiri kaldıramaması mı? Bunlar haricinde kavga esnasındaki diyaloglar karakterleri tanımamız için derdini iyi aktaran cümlelerdi. Oyunculuklar konusunda diyecek bir şeyim yok her ikisi de müthiş oynamışlar. Film özel şartlarda çekildiği için her iki oyuncunun filmin oluşmasında büyük katkısı var. Bu sırada karakterleri oluştururlarken de katkılarından dolayı karakterlerle oldukça zaman geçirilmiş ve role iyi girilmiş diye düşünüyorum. Tek sorun, John David Washington’ın zaten çok heyecanlı bir karakteri oynaması bazı yerlerde aşırıya kaçmasına sebep olmuş. Filmin siyah beyaz konsepti, filme ve karakterlere aşırı uymuş. İyi bir sinematografi ile de birleşince güzel kareler ortaya çıkmış. Film boyunca sık sık izlediğimiz tek plan çekimleri de benim filmlerde izlemekten hoşlandığım çekimler, bu filmde de başarılı olan filme gerçekçilik katan tek plan çekimleri vardı. Filmin yaklaşık 85%i boyunca iki küçük çocuk gibi birbirlerini yiyen ama -çocuktan farkları ağır ve acımasız olmaları- 2 dakika sonra barışan ve 2 dakika sonra yine birbirlerine giren bir çift izlemek isterseniz diyalogların sizi sıkmayacağına emin olabilirsiniz. Çok beklentiye girmeden, toxic bir ilişkinin, iki sorunlu çiftin birbirleriyle mücadelelerini, savaşlarını ve kendilerini haklı çıkarma çabalarını izleyebilirsiniz.




TRİVİA:

Netflix, filmi 2021 Oscar adaylıkları için hazırlıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PEAKY BLINDERS 6. SEZON

SİNEMA VE FELSEFE SEMPOZYUMU

HAFTALIK HABERLER -1-

4. DUVARI YIKAN YAPIMLAR

THE DARK KNIGHT İNCELEMESİ

THE MARVELOUS MRS. MAISEL İNCELEMESİ

FLEABAG HAKKINDA BİLMENİZ GEREKEN 11 DETAY

THE LORD OF THE RINGS: THE RETURN OF THE KING İNCELEMESİ

HAFTALIK HABERLER -2-

DISCONNECT İNCELEMESİ