THE LORD OF THE RINGS: THE FELLOWSHIP OF THE RING İNCELEMESİ
PETER JACKSON,2001
IMDb: 8,8
SÜRE: 2 Sa 58 Dk / 3 Sa 48 Dk (Extended)
TÜR: Fantastik, Macera, Aksiyon
OYUNCULAR: Elijah Wood – Frodo Baggins, Ian McKellen – Gandalf, Viggo Mortensen – Aragorn, Sean Bean – Boromir, Orlando Bloom – Legolas, Sean Astin – Samwise Gamgee, Billy Boyd – Peregrin Took, Dominic Monaghan – Meriadoc Brandybuck, Liv Tyler – Arwen, Cate Blanchett – Galadriel, Hugo Weaving – Elrond
Yüzüklerin Efendisi serisinin ilk filmi olan Yüzük Kardeşliği filmi, bildiğiniz gibi John R. R. Tolkien’in aynı isimli kitap serisinden uyarlanma ve bize Tolkien’in kurduğu o müthiş Orta Dünya’yı tanıtıyor. Filmin girişi Cate Blanchett’in mutheşem aksanıyla ve hikaye anlatıcılığıyla başlıyor. Bize kısaca ve hızlıca yüzüklerin ortaya çıkışını, amacını, yıllar içinde el değiştirmesini gösteriyorlar. Film ilerlerken, hikayesini anlatırken bir yandan bize sırayla ırkların yaşadığı yerleri tanıtarak devam ediyor. Destansı, sihirli bir dünyayı müthiş görselliklerle tasvir etmiş yönetmen Peter Jackson. Bize ilk olarak tanıtılan ırk hobbitler oluyor. Bu arada hobbitlerin yaşadığı Shire bilgisayar efektiyle tasarlanan bir yer değil, Yeni Zelanda’da gerçekten var olan cennet gibi bir yer. İzlerken hobbitlerin yuvası olan Shire’ın huzur dolu bir yer olduğunu söylenmesine gerek kalmadan anlayabiliyorsunuz. Canlı renklerle, bol yeşil alanlarıyla ve küçücük evleriyle ne kadar samimi ve sıcak bir ortam olduğunu, hobbitlerin ne kadar eğlenceli, sevimli ve iyimser olduklarını görebiliyorsunuz.
Sonrasında hobbitlerimiz aksiyona girişiyorlar. Onlar ilerledikçe yol aldıkça biz de onlarla yeni diyarları görmeye devam ediyoruz. Karakterlerle ortak özelliğimiz, onlar da gidip gördükleri yerleri bizimle birlikte ilk kez keşfediyorlar. İlk önce en bilge, en güzel ve en asil elf ırkının Ayrıkvadi’sini, sonra madencilikle uğraşan, altın meraklısı cücelerin git git bitmek bilmeyen, Orta Dünya’yı ikiye bölen uzuunca Moria Madenleri’ni görüyoruz. Madenlerde karşılaştığımız, Gandalf’ımızı bizden koparan ‘güçlü şeytan’ anlamına gelen Balrog’un yapımı bilgisayar efekti kullanılan nadir durumlardan birisi. Diğer orkların da efektle yapıldığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Kurulan, yaratılan dünya son derece inandırıcı, güzel manzaralarla, görselliklerle dolu. Öyle ki, kim bilir kaç bin yıl öncesinden kalma kırık, yıkık taht gibi detaylarla özenle hazırlanmış bir mizansen mevcut. Kostümler ve dekorlar Orta Dünya ile çok uyumlu, kurulan setler bize ortamı tam olarak yansıtabiliyor, o dünyanın içine girebiliyoruz. Aykırı, absürt duran, bizi rahatsız edecek detaylar yok.
İncelemenin sonuna gelirken Peter Jackson’ın Yüzüklerin
Efendisi kitabı fanı olduğunu belirtmek istiyorum. Fan boyluğunun filmin
başarısında büyük bir etkisi var. Kitaba hakim olduğu için bu dünyanın
kurulmasında, dekorundan kostümüne, karakterlerden senaryosuna kadar da her
şeye hakim. Jackson bu projeye 7 yıl boyunca çalışmış. Projeye o kadar
güveniyor ki devamının izleneceğinden emin olarak Yüzüklerin Efendisi üçlemesini
aynı anda çekiyor, 3’e bölerek her sene bir film yayınlanıyor. 3 filminde bir
anda çekiliyor olması sinema tarihinde bir ilkmiş. Üçünün çekimleri 100 farklı
yerde çekilmiş ve bir buçuk yıldan fazla sürmüş. 3000 kemer, 900 zırh, 2000
silah, 20.000 ev aleti, 1600 protez kullanılmış. Orkların efekt olmadığını daha
önce söylemiştim. Orkların makyajı için yapay ciltler hazırlanmış ve 200 farklı ork kafası tasarlanmış. Yani filmde çoğu şey gerçek ve özenle hazırlandığı için
bu yaratılan kaliteli ve inandırıcı dünyaya ister istemez kendimizi
kaptırıyoruz. Zaten bu filmden sonra fantastik tür ciddiye alınmaya başlanmış.
Öncesinde çocuklara yönelik, sırf eğlencesine, çerezlik gözüyle bakılan
fantastik tür, artık yetişkinlere de hitap eden tür olarak kabul edilmiş. Ve
böylece bu türde filmler de çoğalmaya başlamış.
Bu söylediklerimi kısaca toparlıyorum; sinematografisi, hikaye anlatımı, dekor ve kostümü, az ve yerinde kullanılan bilgisayar efektleri, doğallığa ve gerçekçiliğe büyük katkısı olan orkların makyajı, karakter ve ırk tanıtımlarının yavaş yavaş filme yedirilmesi gibi başarıları toplayınca zaten bize hayran hayran izlemek kalıyor.
TRİVİA:
- Gandalf’ın Bilbo’nun evinde kafasını tavana vurduğu meşhur sahneyi hatırlarsınız. Bu tabii ki senaryoda yer alan bir sahne değil. Kafasını gerçekten yanlışlıkla tavana vuran Ian McKellen kazanın devamında sahneyi bozmadan bir reaksiyon verdiği için Peter Jackson filmden çıkarmak istememiş:





Çoğu sitede inceleme diye özet okuyoruz, derin, güzel bir inceleme olmuş bence
YanıtlaSilemeğinize sağlık ;)
Detaylı ve okuması zevkli bir inceleme. Yenileri için beklemedeyiz 👏🏻
YanıtlaSil